GÜFFD, 1.Cilt (1-2)

AÇIK ERİŞİM

İÇİNDEKİLER

Fatma Ünal, Nesrin Durdu Helvacı Tülek, Deniz Yüzbaşıoğlu, Mustafa Çelik, (2020), Methidathion İnsektisit/Akarisitinin Sitotoksik ve Genotoksik Potansiyelinin Allium Testi ile İncelenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 1-12 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Selin Ural, Zehranur Yüksekdağ, (2020), Lactobacillus Cinsi Bakterilerinin Farklı Yöntemler ile Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 13-21 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Emre Koçak, H. Hasan Örkcü, (2020), Parametre Tahmininde Farklı Doğrusal Programlama Modellerinin Karşılaştırılması, GÜFFD, 1 (1-2): 22-35 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Sahra Setenay Baran, Belma Aslım, (2020), Nörodejeneratif Hastalıkların Ca+2 Homeostazisi ile İlişkisi ve Ca+2 Homeostazisinin Düzenlenmesini Hedef Alan Doğal Bileşenler, GÜFFD, 1 (1-2): 36-50 (DERLEME MAKALE)

Merve Keskin, Fatma Arslan, (2020), Biyosensörler, GÜFFD, 1 (1-2): 51-60 (DERLEME MAKALE)

Gözde Yurdabak Karaca, Ayşegül Uygun Öksüz, (2020), Nano/Mikromotorlar ve Biyomedikal Uygulamaları, GÜFFD, 1 (1-2): 61-77 (DERLEME MAKALE)

Sevgi Aksoy, Fikri Gökpınar, (2020), Homojen Olmayan Varyans Varsayımı Altında Ortalamaların Eşitliği için Skor ve Wald İstatistiğine Dayalı Alternatif Testler, GÜFFD, 1 (1-2): 78-100 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Müzeyyen Sangurlu Sezen, (2020), Genelleştirilmiş Çoğul Değerli 𝜸-Büzülmeler için Sabit Nokta Teoremleri, GÜFFD, 1 (1-2): 101-108 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Zeynep Kendirli, Yunus Emre Karamanoğlu, Halil İbrahim Özbilger, (2020), Hizmet Alımlarında Bulanık TOPSIS Yaklaşımı: Askeri Birlik Örneği, GÜFFD, 1 (1-2): 109-131 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Semiha Başdaş Nurkahlı, Şerife Büyükköse, (2020), İnterval Ağırlıklı Grafların Zagreb İndeksi Üzerinde Graf İşlemleri, GÜFFD, 1 (1-2): 132-143 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)

Seçkin Altındal Yerişkin, Yasemin Şafak Asar, (2020), Grafen Katkılı PVA Ara Yüzey Tabakalı Metal/Yarı İletken Yapıların Hazırlanması ve Dielektrik Özelliklerinin İncelenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 144-153 (ARAŞTIRMA MAKALESİ)


Fatma Ünal, Nesrin Durdu Helvacı Tülek, Deniz Yüzbaşıoğlu, Mustafa Çelik, (2020), Methidathion İnsektisit/Akarisitinin Sitotoksik ve Genotoksik Potansiyelinin Allium Testi ile İncelenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 1-12

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet: Organik fosforlu pestisitlerden olan Methidathion (Supracide 40 EC, MET), meyve ağaçlarında, sebzelerde, tütünde, yoncada, ayçiçeğinde, seralarda ve gül bahçelerinde çeşitli böcek ve akarlara karşı kullanılmaktadır. Bu araştırmada, Allium testi kullanılarak, methidathionun Allium cepa kök ucu hücrelerindeki sitotoksik ve genotoksik etkileri incelenmiştir. Kök büyüme inhibisyon testi ile, etkili konsantrasyon (EC50) değeri 30 mg/L olarak tespit edildikten sonra, Allium cepa kök uçları, MET’un dört farklı konsantrasyonu (7,5, 15, 30 ve 45 mg/L) ile 12, 24 ve 48 saat muamele edilmiştir. MET, mitotik indeksi (MI), tüm konsantrasyonlarda ve uygulama sürelerinde, kontrole kıyasla anlamlı şekilde düşürmüştür. Diğer yandan MET, kromozomal anormallikleri, kontrole kıyasla anlamlı düzeyde artırmıştır. En yaygın görülen anormallikler kroımozom yapışıklığı (%47,50) ve C-mitoz (%44,24)’dur. Bunları sırasıyla fragment (%2,75), köprü (%2,55), geri kalma (%1,63) ve çok kutupluluk (%1,33) takip etmiştir. Çalışmada ayrıca, ön işleme tabi tutulmuş kök uçlarında kromozom ve kromatid kırıkları, fragmentler ve poliploidi tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, MET’un Allium cepa’da belirgin şekilde sitotoksik ve genotoksik olduğunu göstermiştir. Ayrıca, Allium testinin, MET’un toksik etkilerini belirlemede çok hassas ve etkili bir test olduğunu doğrulamıştır.
Fatma Ünal 1, Nesrin Durdu Helvacı Tülek 1, Deniz Yüzbaşıoğlu 1, Mustafa Çelik 2
1 Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, 06560, Ankara, Türkiye
2 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı, 46100, Kahramanmaraş, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Pestisit, Methidathion, Sitotoksik etki, Genotoksik etki, Allium cepa
Geliş:05/11/2020
Kabul: 22/11/2020
Yayınlanma: 09/12/2020

Selin Ural, Zehranur Yüksekdağ, (2020), Lactobacillus Cinsi Bakterilerinin Farklı Yöntemler ile Antioksidan Aktivitelerinin Belirlenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 13-21

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet:Çalışmada, süt ürünleri kaynaklı Lactobacillus cinsine ait 20 bakterinin beş farklı metot ile (2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) serbest radikalini giderme, Fe+2 iyonu şelatlama, plazma lipit peroksidasyonu, hidroksil radikalini süpürücü aktivitesi ve süperoksit anyon radikali süpürücü aktivitesi) antioksidan aktiviteleri araştırılmıştır. Suşların, metotların hepsinde farklı oranlarda antioksidan etki gösterdiği bulunmuştur. Suşların DPPH serbest radikali giderme yeteneği değerlendirildiğinde, Lactobacillus brevis KIR12 suşunda %81,9 oranında en yüksek aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir. Bakterilerin metal şelatlama aktiviteleri %40,5 ile %31,8 arasında değişirken, en yüksek aktiviteyi L. fermentum BP5 suşu göstermiştir. Çalışmada lipit peroksidasyonunun inhibisyonunda suşlar arasındaki en yüksek inhibisyon L. rhamnosus SMC6 suşunda %39,2 olarak, en düşük inhibisyonu ise L. delbrueckii ssp. bulgaricus 12L suşunda %30.2 olarak tespit edilmiştir. Çalışılan kültürler arasında, hidroksil radikalini süpürücü etki gösteren suşların L. fermentum FKK3 (%45,8) ve L. brevis YG7 (%43,6) olduğu belirlenmiştir. Suşlar arasındaki süperoksit radikali süpürücü aktiviteleri kıyaslandığında ise; %75,0 ile %10,4 aralığında değişen değerler tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda, kullanılan yöntemlere göre bakterilerin antioksidan aktivitelerinde farklılık olduğu belirlenmiştir. Antioksidan aktivitesi yüksek yetenekteki suşların gıda alanında yeni potansiyel antioksidan ajanlar olarak kullanılabilecektir.
Selin Ural, Zehranur Yüksekdağ
Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, 06560, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Lactobacillus spp., Probiyotik, Antioksidan aktivite
Geliş:05/11/2020
Kabul: 22/11/2020
Yayınlanma: 09/12/2020

Emre Koçak, H. Hasan Örkcü, (2020), Parametre Tahmininde Farklı Doğrusal Programlama Modellerinin Karşılaştırılması, GÜFFD, 1 (1-2): 22-35

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet: 𝐿𝑝 norm ve 𝐿∞ norm parametre tahmin yöntemleri kullanılarak doğrusal ve doğrusal olmayan regresyon modellerin parametrelerini tahmin etmek için çeşitli yapılarda modeller geliştirilmiştir. 𝐿𝑝 normunun özel bir hali olan 𝐿1 norm ve 𝐿∞ norm yöntemlerinden geliştirilmiş modellerin karşılaştırıldığı bu çalışmada, simülasyon çalışması ile üretilen farklı örneklem büyüklüklerindeki veri kümeleri yardımıyla katsayıların tahmini dışında açıklayıcılık katsayısı ve hesaplama süreleri incelenmiştir. Karşılaştırılan modeller parametre tahmini ve açıklayıcılık katsayıları açısından önemli derecede farklılık oluşturmaz iken hesaplama süreleri açısından farklılıklara neden olmuştur.
Emre Koçak, H. Hasan Örkcü
Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, İstatistik Bölümü, 06560, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Parametre tahmini, Regresyon analizi, Doğrusal programlama
Geliş:11/11/2020
Kabul: 03/12/2020
Yayınlanma: 09/12/2020

Sahra Setenay Baran, Belma Aslım, (2020), Nörodejeneratif Hastalıkların Ca+2 Homeostazisi ile İlişkisi ve Ca+2 Homeostazisinin Düzenlenmesini Hedef Alan Doğal Bileşenler, GÜFFD, 1 (1-2): 36-50

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet: Nörodejeneratif bozukluklar sinir sisteminin yapısal ve fonksiyonel işlevsizliği sonucu ortaya çıkan hastalıklardır. Bu hastalıklarda kabul gören başlıca birkaç tedavi edici yaklaşım olmasına karşın, bu yaklaşımlar patolojik süreçler üzerinde etkili olamamakta ve palyatif olarak uygulanmaktadır. Bu sebepten nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde etkin olabilecek yeni bileşiklerin arayışı sürmektedir. İkinci bir haberci olarak hareket eden kalsiyum (Ca+2), birçok biyolojik aktivite için gerekli olduğu gibi nöronal aktivite için de gereklidir. Hücre içi Ca+2 homeostazisinin hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklardaki önemli rolü uzun zamandır bilinmektedir. Ca+2 kanal blokerleri, Ca+2 akışını azaltması nedeniyle hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkların tedavileri için reçete edilmektedir. Hücre içi Ca+2 homeostazisindeki bozulmaların, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların patofizyolojisinde de merkezi bir role sahip olduğu düşünülmektedir. Bu sebepten, Ca+2 kanal blokerlerinin nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de etkin olabileceğine inanılmaktadır. Bu derlemede, nörodejeneratif hastalıkların metabolizması ile Ca+2 homeostazisinin düzensizliği arasındaki ilişkinin incelenmesi ve Ca+2 homeostazisinin modülasyonu yoluyla nörodejeneratif hastalıklarda terapötik etkiler yaratabilecek doğal bileşiklerin ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu bileşiklerin ilaç adayı olabilme potansiyellerinin irdelenmesi, nörodejenerasyonun önlenmesi ve Ca+2 homeostazis bozukluklarının moleküler mekanizmaları açısından önemli bir adımı temsil etmektedir.
Sahra Setenay Baran, Belma Aslım
Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, 06560, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler:Nörodejeneratif Hastalıklar, Kalsiyum Homeostazis, Kalsiyum Kanal Blokerleri
Geliş: 05/11/2020
Kabul: 05/12/2020
Yayınlanma: 09/12/2020

Merve Keskin, Fatma Arslan, (2020), Biyosensörler, GÜFFD, 1 (1-2): 51-60

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet: Biyosensörler, analitlerin derişimi ile orantılı ölçülebilir sinyal elde edebilmek amacıyla bir biyolojik algılayıcı ve fiziksel dönüştürücü ile birleştirilmiş cihazlardır. Biyosensörler yüksek duyarlıklı, hızlı cevap süresine sahip, basit ve ucuz cihazlardır. Bu nedenle biyosensörler teşhis ve tedavide birden çok kullanım alanına sahiptir. Biyosensörlerin çeşitli uygulamaları arasında gıda teknolojisi, biyoteknoloji, genetik mühendisliği, nanoteknoloji, kanser dâhil tıbbi teşhisler, enzim çalışmaları, antikor çalışmaları ve DNA çalışmaları bulunmaktadır. Biyosensörlerin tasarımında enzimler, nükleik asitler gibi biyomateryaller kullanılabildiği gibi doğrudan doku veya mikroorganizmaların da kullanılması mümkündür. Biyosensörlerin tasarımında farklı dönüştürücü türleri kullanılmakla birlikte yaygın olarak elektrokimyasal dönüştürücüler kullanılmaktadır. Biyosensörlerin kablosuz sistemlerle birleştirilerek uzaktan, hızlı, yüksek doğrulukta verilerin elde edilmesi de sağlanmaktadır.
Merve Keskin 1, Fatma Arslan 2
1 Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, 11020, Bilecik, Türkiye
2 Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Kimya Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Biyosensör, Amperometri, Enzim
Geliş: 21/11/2020
Kabul: 05/12/2020
Yayınlanma: 09/12/2020

Gözde Yurdabak Karaca, Ayşegül Uygun Öksüz, (2020), Nano/Mikromotorlar ve Biyomedikal Uygulamaları, GÜFFD, 1 (1-2): 61-77

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet
Nano/mikromotorlar enerjiyi hareket enerjisine dönüştürebilen, insan yapımı nano/mikro ölçekli cihazlardır. Bu motorlar kimyasal yakıt, manyetik alan, ses, ışık gibi uyaranları harekete dönüştüren küçük makinelerdir. Uygulama hedeflerine yönelik olarak farklı maddeler ve biyomalzemeler nano/mikromotorların fonksiyonelleştirilmesinde kullanılmaktadırlar. Nano/mikromotorlar, sağlık alanında halihazırda kullanımda
olan geleneksel yöntemlerle çözülmesi zor sorunları ele almak amacı ile, görüntüleme, hedefe yönelik ilaç salımı, algılama, detoksifikasyon, nanocerrahi ve izolasyon gibi alanlarda büyük umut vaat etmektedir. Bu derleme makale, nano/mikromotorların sentezini, hareket mekanizmalarına göre sınıflandırılmasını ve biyomedikal uygulamalarındaki gelişmelerini içermektedir.
Gözde Yurdabak Karaca 1, Ayşegül Uygun Öksüz 1, 2
1 Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyomühendislik Bölümü, 32200, Isparta, Türkiye
2 Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, 32200, Isparta, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Nanomotor, Mikromotor, Hareket, Biyomedikal
Geliş: 19/11/2020
Kabul: 06/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Sevgi Aksoy, Fikri Gökpınar, (2020), Homojen Olmayan Varyans Varsayımı Altında Ortalamaların Eşitliği için Skor ve Wald İstatistiğine Dayalı Alternatif Testler, GÜFFD, 1 (1-2): 78-100

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet
Bu çalışmada, normal dağılımın ortalamalarının eşitliği hipotezinin testi için, Skor ve Wald istatistiklerine dayalı yeni test istatistikleri önerilmiştir. Skor ve Wald istatistikleri asimptotik olarak ki-kare dağıldığından küçük örnek çaplarında p-değerleri yanlı çıkmaktadır. Dolayısıyla bu testler için ki-kare yaklaşımı yerine, Hesaplamalı Yaklaşım Testi olarak adlandırılan Parametrik Bootstrap Yönteminin özel bir hali kullanılmıştır. Bu testlerin literatür de yaygın olarak kullanılan bazı testlere göre etkinliğini değerlendirmek için simülasyonlar yaparak deneysel I. tip hata ve güç bakımından karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu çalışmada Skor testine dayalı Hesaplamalı Yaklaşım Testi yaklaşımının özellikle küçük örnek çaplarında iyi sonuçlar verdiği görülmüştür.
Sevgi Aksoy, Fikri Gökpınar
Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, İstatistik Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hesaplamalı yaklaşım testi, Skor istatistiği, Wald istatistiği, Normal dağılım, Konum parametresi
Geliş: 25/11/2020
Kabul: 06/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Müzeyyen Sangurlu Sezen, (2020), Genelleştirilmiş Çoğul Değerli 𝜸-Büzülmeler için Sabit Nokta Teoremleri, GÜFFD, 1 (1-2): 101-108

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet: Bu çalışmada, γ-büzülme ve γ-zayıf büzülmeyi kullanarak genelleştirilmiş çoğul değerli γ-tip-I-büzülme ve γ-tip-II-büzülme olarak adlandırılan iki yeni büzülme tanımlanmıştır. Fuzzy metrik uzaylarda genelleştirilmiş çoğul değerli γ-büzülme dönüşümleri için bazı sabit nokta teoremleri elde edilmiştir. Elde edilen sonuçların geçerliliğini göstermek için bir örnek verilmiştir.
Müzeyyen Sangurlu Sezen
Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Matematik Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Çoğul değerli γ-büzülme, Fuzzy metrik, Sabit nokta
Geliş:01/12/2020
Kabul: 14/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Zeynep Kendirli, Yunus Emre Karamanoğlu, Halil İbrahim Özbilger, (2020), Hizmet Alımlarında Bulanık TOPSIS Yaklaşımı: Askeri Birlik Örneği, GÜFFD, 1 (1-2): 109-131

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet
Türkiye’nin birçok yerinde görev yapmakta olan askeri birlikler birlik içi hizmetlerini (yemek hizmetleri, berber, terzi, kalorifer ateşleyiciliği vb.) kendi personelini kullanarak yürütmektedir. Bu durum personelin karşılacağı iş risklerini artırmasının yanında personelin asli görevinde kullanılamamasına, asıl görevine odaklanamamasına ve birlik için bazı güvenlik sorunlarına da neden olmaktadır. Söz konusu nedenlerden dolayı birlik içi hizmetlerin güvenli ve etkin bir şekilde devamlılığına yönelik olarak yeni hareket tarzlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, askeri birliklerde yürütülmekte olan birçok faaliyetin ve hizmetin dış kaynaktan alımlarına yönelik olarak Analitik Hiyerarşi Yöntemi ve Bulanık TOPSİS yaklaşımı uygulanmıştır. Öncelikli olarak kriterler belirlenmiş, birliklerde görev yapan personelin görüşleri doğrultusunda Analitik Hiyerarşi Yöntemi ile belirlenen kriterlere ağırlık puanları atanmış, son aşamada ise Bulanık TOPSİS yöntemi kullanılarak hizmet alımı yapılabilecek faaliyetlerin öncelik sıraları ortaya konulmuştur. Önerilen yaklaşım sayesinde birlik içi yürütülen faaliyetlerden hangilerinin öncelikli olarak hizmet alımı olarak planlanmasının gerekliliği tespit edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda hizmet öncelik sıralamasının birliklerin görev alanlarına (Operatif birlik, normal birlik) göre değişiklik gösterdiği de belirlenmiştir.
Zeynep Kendirli 1, Yunus Emre Karamanoğlu 2, Halil İbrahim Özbilger 3
1 Jandarma Genel Komutanlığı, Strateji ve Dış İlişkiler Başkanlığı,06680, Ankara, Türkiye
2 Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, 06680, Ankara, Türkiye
3 T.C. Ticaret Bakanlığı, 06680, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bulanık TOPSIS, AHP, Karar verme, Hizmet alımı, Askeri birlik
Geliş: 04/11/2020
Kabul: 15/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Semiha Başdaş Nurkahlı, Şerife Büyükköse, (2020), İnterval Ağırlıklı Grafların Zagreb İndeksi Üzerinde Graf İşlemleri, GÜFFD, 1 (1-2): 132-143

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet
Bu çalışmada, ağırlıklı graflar üzerinde 1. ve 2. Zagreb indeksi tanımlanmıştır. Daha sonra, interval ağırlıklı graflar üzerinde 1. ve 2. Zagreb indeksi tanımlanmıştır. Bu tanımlar kullanılarak, Zagreb indekslerin bazı graf işlemleri altında davranışları incelenmiştir.
Semiha Başdaş Nurkahlı 1 , Şerife Büyükköse 2
1 Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Matematik Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
2 Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Matematik Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Zagreb indeks, Ağırlıklı Graf, İnterval Ağırlıklı Graf
Geliş: 03/11/2020
Kabul: 17/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Seçkin Altındal Yerişkin, Yasemin Şafak Asar, (2020), Grafen Katkılı PVA Ara Yüzey Tabakalı Metal/Yarı İletken Yapıların Hazırlanması ve Dielektrik Özelliklerinin İncelenmesi, GÜFFD, 1 (1-2): 144-153

DOI
ÖzetYazar(lar) ve Kurum(lar)Anahtar KelimelerPDF Görüntüle/İndirMakale Yayın Süreci
Özet
Bu çalışmada, Al/(%5 Gr-PVA)/p-Si (MPS) kapasitörler hazırlanarak dielektrik özellikleri, oda sıcaklığında ve geniş bir voltaj aralığında ölçülen kapasitans-voltaj (C-V) ve kondüktans-voltaj (G/’-V) ölçümleri kullanılarak yeterince düşük (1 kHz) ve yüksek (1 MHz) olmak üzere iki farklı frekansta incelendi. Ölçülen C-V ve G/-V eğrilerinden elde edilen ’-V ve ”-V eğrilerinin de tıpkı onlar gibi sırasıyla yığılım (-6V/-2V), tükenim (-2V/2V), ve terslenim (1.5V/6V) bölgelerine sahip olduğu gözlendi. Kompleks dielektrik sabitinin gerçek (’) ve sanal (”) kısımlarının hem frekansa hem de voltaja bağlı olduğu ve bu bağlılığın özellikle tükenim ve yığılım bölgelerinde daha belirginleştiği saptandı. Hem ’ hem de ” değerlerinde frekans ve voltaja bağlı saptanan değişimler, özellikle hazırlanan aygıtın seri direncine (Rs), (%5 Gr-PVA)/p-Si oluşan arayüzey durumlarına (Nss) ve yüzey/dipol polarizasyonuna atfedildi. Bu Nss değerleri ve polarizasyon, düşük-orta frekanslarda ölçülen C ve G değerlerine ve dolayısıyla da ’ ile ” değerlerine ilave bir katkı getirmektedir. Özellikle düşük frekanslarda elde edilen yüksek ’ ve ” değerleri, bize, kullanılan (Gr-PVA) polimer arayüzey tabakanın geleneksel yalıtkanlar yerine başarıyla kullanılabileceği ve MPS kapasitörlerde daha fazla yük/enerji depolanabileceğini göstermektedir.
Seçkin Altındal Yerişkin 1 , Yasemin Şafak Asar 2
1 Gazi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, Ankara, Türkiye
2 Gazi Üniversitesi, Fen Fakültesi, Fizik Bölümü, 06500, Ankara, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Al/(%5 Gr-PVA)/p-Si (MPS)yapılar/kapasitörler, C-V ve G/-V ölçümleri, Seri direnç ve arayüzey durumlarının dielektrik karakteristikleri üzerine etkisi
Geliş: 01/12/2020
Kabul: 20/12/2020
Yayınlanma: 29/12/2020

Tam METİN PDF- (Görüntüle / İndir) - Cilt 1, sayı 1-2, Aralık, 2020
Visits: 1168 Today: 3 Total: 6050